Çalışma alanımız - İlaç

Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri

Roche İlaç Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörlüğü’nde yürütülen çalışmaların temel amacı yenilikçi ilaçları hastaların erişimine en kısa sürede ve güvenli olarak sunabilmektir. 2014 yılında süreçler ve paydaşların analiz edilmesi sonucunda bu amaca daha iyi hizmet edebilmek için direktörlük yeniden yapılandırılmıştır.

Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörlüğü merkez firmamızın yürüttüğü çalışmalar ışığında global zamanlamalara paralel olarak Türkiye’deki ruhsatlandırma sürecini yönetmektedir. Ruhsatlandırma sürecinin başlaması için öncelikle GMP (Good Manufacturing Practices - İyi Üretim Uygulamaları) Denetimi başvurusu yapılır ve Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş müfettişler ile birlikte üretimin yapıldığı tesisin denetimi gerçekleştirilir. Denetim sonucunda GMP sertifikası kesilir kesilmez ruhsat başvurusunun yapılabilmesi için ruhsat başvuru dosyası hazırlıkları bu süreçle eş zamanlı olarak yürütülür. Dosya hazırlıkları tamamlandıktan sonra GMP sertifikası eklenerek ruhsat başvurusu yapılır. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) bünyesinde bulunan Ana Komisyon tarafından yapılan GMP öncelik değerlendirmesi sırasında, GMP önceliği “1” olarak belirlenen ürünler için ruhsat başvurusu, GMP sertifikasının kesilmesi beklenmeden, GMP işlemleriyle paralel olarak yürütülür.

2014 yılı içinde 4 yeni molekül için ruhsat başvurusu ve halihazırda onaylı ürünlerimiz içinse 7 yeni endikasyon başvurusu yapılmıştır. 2 yeni ürün ve 3 endikasyon içinse Bakanlık onayı alınmıştır. Hali hazırda değerlendirme süreci devam eden ruhsat onayı beklenen 6 yeni molekül bulunmaktadır. Roche İlaç olarak mevcut ruhsat sayısı 68’dir.

Ruhsatlandırma ve Kalite Yönetimi 2014 projeleri

Türkçe Ambalaj Projesi

Halihazırda 32 ürünümüz orijinal kutusunda, 27 ürünümüz ise tamamen Türkçe olarak ambalajlanarak yurtdışından gelmektedir. Orijinal olarak gelen ürünler için depomuzda etiketleme ve içinde bulunan İngilizce kullanma talimatının Türkçe olanları ile değiştirilmesi işlemi yapılmaktadır. Ürünlerin kutu bütünlüğünün bozulmaması, soğuk zincir ürünlerin açılmaması için tüm ürünleri Türkçe olarak ambalajlanmasına karar verilmiştir. Global Roche ve Tedarik Zinciri Departmanı ile ortak bir çalışma yürütülmektedir. İlk olarak, orijinal ambalajla gelen 15 ürünümüzün Türkçe ambalaja geçmesi için çalışmalar başlatılmış olup 8 ürünümüz için geçiş işlemleri tamamlanmıştır. Böylece ürünlerimizin tedariğinde yaşanabilecek sıkıntıların ve sahteciliğin önlenmesi için gerekli adımlar atılmaktadır.

Soğuk zincir aktif taşıma

Yurt genelinde soğuk zincir ürünlerimizin sevkiyatı pasif taşıma sistemi olarak isimlendirilen, strafor kolilerin içinde buz aküleri ile yapılmaktadır. 2014 yılında Zet Farma ile yapılan ortak proje sonrasında İstanbul içi soğuk zincir sevkiyatları soğutuculu araçlar ile yapılmaya başlanmıştır. Çalışma öncesinde araçların kalifikasyon çalışmaları yapılmış, 2-8 ºC’de taşıma yapabildikleri garanti altına alınmıştır. Böylece soğuk zincir sevkiyatlarının %40’ını oluşturan İstanbul içi teslimatları sevkiyat boyunca takip edilebilmektedir. Projenin uygulamaya geçmesi için gerekli olan kalifikasyon validasyon çalışmalarının onayı Kalite Birimi tarafından verilmektedir. Yurt genelindeki soğuk zincir ürünün %40’nın bu şekilde soğuk araç ile yapılması pasif taşımada kullanılan strafor ve buz akü sarfiyatının da %40 azalmış olması anlamına gelmektedir.

Soğuk zincir klinik çalışma ürünleri (IMP) sevkiyatının monitör edilmesi

Avrupa bölgesi IMP operasyonları bölümünün talepleri doğrultusunda, 2014 yılı içerisinde yapılan bütün soğuk zincir klinik çalışma sevkiyatları sıcaklık kaydedici cihazlar ile birlikte kalifiye edilmiş sevkiyat kolileri ile yapılmaya başlanmıştır. Böylece ürünlerin sevkiyat boyunca maruz kaldığı sıcaklıklar izlenerek, herhangi bir sapma olması durumunda zamanında önlem alınabilmesi sağlanmıştır.

Sapma Yönetimi Sistemi - DMS (Discrepancy Management System)

Sapma Yönetimi Sistemi dünya çapındaki tüm Roche tesislerini içeren bir projedir. Roche tesisleri arasında yapılan ürün sevkiyatlarında oluşabilecek her türlü beklenmedik sapmanın (hatalı, hasarlı, eksik ürün gönderilmesi vs.) zamanında, doğru ve etkin bir şekilde değerlendirilebilmesi amacıyla global seviyede bir platform oluşturulmuştur. Böylece iş süreçleri daha yakından takip edilip ürün tedariğinde oluşabilecek sorunlar en aza indirilmiştir.

Fiyatlandırma ve geri ödeme

İlgili mevzuat çerçevesinde Sağlık Bakanlığı ilaçların azami fiyatlarını belirlemekte ve firmalar bu fiyatın daha altında bir fiyat talep edebilmektedirler. Türkiye’de ilaç fiyatlarının belirlenmesinde referans fiyatlandırma sistemi kullanılmaktadır. Şirketimiz ilgili mevzuata uygun olarak fiyat başvurularını Sağlık Bakanlığı’na yapmakta ve Bakanlık tarafından belirlenen geçerlilik tarihinden itibaren onaylı fiyatlarını uygulamaktadır. Referans ülkelerdeki fiyatlar aylık periyotlarla takip edilerek değişiklikler kontrol edilmektedir. Referans ülkelerdeki fiyat değişikliklerine bağlı fiyat güncellemeleri de yine mevzuata uygun olarak yapılarak, Bakanlık onayı sonrası geçerlilik kazanmaktadır. Güncel fiyatlarımız Sağlık Bakanlığı’nın resmi sitesinde yayınlanmaktadır.

Ülkemizde ruhsatlanan ilaçlara hastaların geri ödemeli olarak ulaşabilmesi için, o ilacın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geri ödeme listesine alınmış olması gerekmektedir. Geri ödeme kararları, başkanlığını Sosyal Güvenlik Kurumu’nun üstlendiği ve farklı kamu kurumlarının temsilcilerinden oluşan bir komite tarafından alınmaktadır. Roche İlaç Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörlüğü olarak, ihtiyacı olan hastaların ilaçlarımıza geri ödemeli olarak erişebilmesi için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Yenilikçi ilaçlarımızın tedaviye kattığı faydaları ve karşılanmayan medikal ihtiyaçları karşıladığını ortaya koyuyor, tedavi maliyeti hesaplamaları ve maliyet etkililik değerlendirmesini yapıyoruz. Bu sayede, devletin sağlık harcamaları bütçesine ek yük getirmeyecek şekilde veya maliyet avantajı sağlayacak şekilde ilaçlarımızı geri ödeme sürecine sokuyoruz.

Türkiye nüfusunun %98’si Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası kapsamındadır. Kurum, sağlık hizmetlerinin önemli bir bölümünü karşılamaktadır. Bu nedenle, ilacın geri ödeme kapsamına alınması hastaların ilaca erişebilmesi için önem teşkil eder. 2014 yılı içerisinde romatoid artrit tedavisinde kullanılan bir ürünümüz geri ödeme onayı almış olup, SGK Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklik ile Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

2014 yılında, geri ödeme mevzuatında değişiklikler yapılmasının önünü açacak alternatif geri ödeme modelleriyle ilgili kanun Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiştir. 2015 yılında bu doğrultuda yayımlanması beklenen kılavuz yayınlandığı takdirde, departmanımız alternatif geri ödeme modelleri üzerinde çalışacaktır. Böylece, daha fazla sayıda hasta, ihtiyacı olan yenilikçi ve kişiye özel tedaviye erişebilecektir.

Medikal

Medikal Departman, bilimsel verileri kullanarak ürün ve şirket stratejilerinin belirlenmesinde ve buna yönelik aktivitelerin planlanıp hayata geçirilmesinde stratejik öneme sahiptir.

Roche en yüksek standartları yakalamayı ve etik çalışmayı hedeflemiş bir firma olarak, global ve lokal prosedürlerin yanı sıra Sağlık Meslek Mensupları ile çalışma ve onlara tanıtım yapma konusunda Sağlık Bakanlığı tanıtım yönetmeliğini, AIFD1 ve EFPIA2 tanıtım ilkelerini, yürüttüğü klinik çalışmalarda ise ICH3- GCP4 klinik çalışmalar hakkında yönetmelik ve ilgili kılavuzları takip etmektedir.

1 AİFD : Araştırmacı İlaç Firmaları Derneği
2 EFPIA : Avrupa İlaç Endüstrisi ve Kuruluşları Federasyonu
3 ICH : İlaçların insan kullanımında kaydı için gerekli teknik şartların uyumu konusunda uluslararası konferans
4 GCP : İyi Klinik Uygulamalar

Roche etik ve uyum ilkelerine göre, tüm tanıtım materyalleri Medikal Direktörlük tarafından onaylanmaktadır. 2014 yılında tanıtım ilkelerine uyum konusunda herhangi bir ihlal vakasına rastlanmamıştır.

“Affiliate Passport”

“Affiliate Passport”, ülkelerin İyi Klinik Uygulamalar (GCP) ve İyi Farmakovijilans Uygulamaları’na (GVP) uyumu için global ekip tarafından düzenlenmiş bir çalışmadır. Klinik çalışmalar ve farmakovijilans bölümlerinde uyumu etkileyebilecek parametreler düzenli olarak takip edilir ve 6 aylık raporlar oluşturulur. Ülkelerin global klinik çalışmalara katılabilmeleri için “Affiliate Passport”un yeşil olması gerekir. En son yayınlanan pasaportta ülkemizin durumu yeşil olup ilgili departmanlar bu durumun devam etmesi için detaylı bir çalışma sürdürmektedir.

Roche İlaç Kalite Yönetim Sistemi

Roche genelinde tüm fonksiyonlarda ve tüm ülkelerde geçerli olacak ortak bir QMS (Quality Management System - Kalite Yönetim Sistemi) oluşturulması hedefi tüm Roche’ta 2014’te başarıyla gerçekleştirilmiştir.

Kalite Yönetim Sistemi ile GCP/GVP süreçlerimizin sadeleştirilmesi ve etkinleştirilmesi, uyumun artırılması, uygun eğitimlerin uygun kişilere zamanında verilmesi ve departmanlar arası standardizasyon sağlanmıştır. Kalite Yönetim Sistemi’nin doğru bir şekilde oluşturulması için başlatılan QUDOS projesinde Türkiye 2013’te pilot ülke seçilmiş ve o günden beri yeni kalite yönetim sistemimizin oluşturulmasında tüm bölgeye örnek olmuş ve çeşitli platformlarda tecrübelerini paylaşmıştır.

Medikal, Farmakovijilans, Ruhsatlandırma ve Klinik Araştırmalar departmanlarımızdan katılımcılarla oluşturulan çekirdek kalite grubumuz düzenli olarak toplanarak aylık GCP/GVP göstergelerimizi toplamakta, tartışmakta ve gerekli aksiyonları almaktadır.

Liderliğini Medikal bünyesinde Medikal Kalite Müdürü ve Farmakovijilans ve Medikal Enformasyon Müdürü’nün yapmakta olduğu çalışmalarımız kapsamında Roche İlaç Kalite El Kitabı ve Kalite Planı oluşturulmuştur. Roche İlaç’ın kalite ile ilgili tüm aktivite ve sonuçları yürütme kurulu toplantılarında düzenli olarak paylaşılmaktadır.

Senfoni Projesi

Senfoni, dünya çapında Medikal ve Pazarlama arasında faaliyete dayalı sorumluluk alanlarını yeniden belirlemek için başlatılan bir Roche girişimidir. Amaç, lider olarak hareket etmek ve yönetmeliklerin beklediği yükselen uygulama ve davranış standartlarına proaktif olarak cevap vermektir.

Vizyon ise sağlık alanında en saygın iş ortağı olmaktır. Beklenen sonuçlar arasında promosyonel ve promosyonel olmayan faaliyetlerin açık tanımları ve ayrımları, rollerin açık tanımları, faaliyetlerin türüne dayalı sorumluluklar ve mesuliyetler, promosyonel olmayan masrafların şeffaf ve ayrı bütçelenmesi yer almaktadır. 2013 yılında süreç başlatılmış ve roller ile sorumlulukları belirlemek üzere toplantı ve eğitimler düzenlenmiştir. 2014 yılında ise Senfoni tamamen hayata geçirilmiş olup, bütçe planlama ve uygulamaları buna uygun olarak yapılmıştır. Bütçeler hazırlanarak yıl boyunca bu çerçevede aktiviteler planlanmış ve uygulanmıştır.

Paydaşlarımızdan aldığımız geri bildirimler son derece olumlu olmuştur. Bu girişim ile medikal ve pazarlama hem daha işbirliği içinde çalışmış, hem de kendi sorumlu olduğu konularda daha başarılı olmuşlardır.

Medikal Klinik Araştırmalar ve İlaç Geliştirme Departmanlarının Entegrasyonu

Medikal Klinik Araştırmalar ve İlaç Geliştirme Departmanları 2014 yılı Ekim ayında entegre olarak Ülke Klinik Operasyonlar Departmanı adı altında birleşti. Bunun sonucu olarak;

  • Süreçlerimizi standardize ve harmonize ettik,
  • Araştırmacılarımızla iletişimde tek ses olduk,
  • Bilgi paylaşımımızı ve çalışanlar arası bağımızı güçlendirdik
  • Pazarlama ve medikal stratejilerinde daha fazla şeffaflık sağladık
  • İç iletişimi iyileştirdik

Yeni yapılanmayla birlikte hedefimiz daha akılcı çalışarak, hastalar için önemli olana odaklanmak ve hastalara daha fazla fayda sağlamaktır.

Onkoloji Kayıt Çalışması

Ekim 2012’den bu yana devam eden “Türkiye’de Akciğer, Kolon, Meme, Mide Kanseri ve Malign Melanom Görülme Sıklığı ve Bu Kanserlerin Teşhis ve Tedavi Özelliklerinin Değerlendirildiği Kayıt Çalışması” başlıklı araştırmamızda, ülkemizde bugüne kadar onkoloji alanında yürütülen en kapsamlı hasta verileri toplanmaktadır.

Türkiye’deki 12 NUTS bölgesine* göre seçilen merkezlerdeki akciğer, kolon, meme, mide kanseri ve melanom vakalarının verilerini toplayarak, sıklığını saptamayı amaçlayan çalışmamızda sıklık verisi ile birlikte vakaların sosyo-demografik özellikleri, klinik özellikleri, tanı ve tedavi bilgileri de toplanmaktadır. 2014 yılı sonunda ulaşılan hasta sayısı 25.009’dur. Çalışmamız 2015 yılı sonuna kadar devam edecek ve 30.000 hastanın verisine ulaşıldığında tamamlanacaktır.

Onkoloji kayıt çalışması hasta sayısı / yıllara göre dağılım

*Türkiye’de Devlet İstatistik Kurumu’nun (TUİK) belirlediği (28.08.2002 tarihli ve 2002/4720 sayılı kararnamenin ekinde belirtilen) Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik sistemine uygun, karşılaştırılabilir, istatistiksel veri tabanına göre belirlenmiş 12 bölgedir.











Sağlık hizmetlerine erişim

Sunulan sağlık hizmetlerindeki iyileştirmelerin yanı sıra ciddi hastalıkların tanı ve tedavisinde sağlanan önemli ilerlemeler, sağlık sonuçlarında son on-yirmi yılda sürekli olarak iyileşme sağladı ve yaşam süresini uzattı.

Bununla birlikte, tıp alanındaki yeniliklere ve kaliteli sağlık hizmetlerine evrensel erişim, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, üstesinden gelinmesi gereken global bir zorluk olarak karşımızda duruyor. Pek çok ülkede ekipman, tıbbi uzman, ilaç malzemesi kıtlığı çok ileri düzeydedir ve hastalıkların önlenmesine yönelik farkındalık yetersizdir.

Bunun yanı sıra, giderek daha fazla Batılı beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam biçimlerinin benimsenmesinin etkisiyle, bu ülkelerde kanser insidansı artmaktadır ve sağlık hizmeti alt yapısı genellikle yetersiz durumdadır.

Bu sorunların ele alınması ve ihtiyacı olan daha fazla hastanın ilaçlara ve diagnostik testlere erişmelerini sağlamak için yenilikçi çözümler gereklidir.

2014 yılında, Roche bu durumu iyileştirmek için kapsamlı bir strateji geliştirmiştir. Hem gelişmekte olan hem de oturmuş pazarlarda her bir pazardaki sağlık hizmetlerine erişimin önündeki engellerin temel nedenini sistematik olarak analiz ediyor ve aynı zamanda, ortaklık kurmak ve erişime yönelik iyileştirmeleri desteklemek amacıyla önemli sağlık hizmeti paydaşlarını belirliyoruz.

Uluslararası ve yerel oyuncularla işbirliği içinde yenilikçi yaklaşımlar geliştiren Roche herkesin maddi zorluklar yaşamadan kaliteli sağlık hizmetlerine ulaşmasını hedefleyen Sağlıkta Evrensel Kapsayıcılık ilkesini destekleyerek, dünyadaki pek çok hastanın maruz kaldığı bu eşitsizliğe çözüm getirmede önemli bir etki yaratmaya çalışmaktadır.

İhtiyacı olan daha fazla hastaya ulaşmak

Yenilikçi ürünlerin bulunabilirliğini artırmak. Ruhsat süreçlerindeki uyumu ve tedarik zinciri süreçlerini destekleyerek yenilikçi ilaçlarımızı ve testlerimizi pazara daha hızlı sunmanın yollarını arıyoruz.

Satın alınabilirliği iyileştirmek. Tek bir global fiyat yerine, yerel ödeme kurumlarına ve ürünün sağladığı faydaya uyumlu hale getirilmiş yeni fiyatlandırma modelleri geliştiriyoruz. Ayrıca, özel sağlık sigortasının yanı sıra kamu pazarındaki geri ödeme kapsamını genişletme üzerinde çalışıyoruz.

Sağlık hizmetlerinin altyapısını güçlendirme. Sağlık sistemleri de dahil olmak üzere, yerel, ulusal ve bölgesel kapasiteleri güçlendirecek programlar oluşturduk. Bu kapsama tesisler inşa edilmesi, sağlık uzmanlarının eğitilmesi ve beceri ile uzmanlıkların aktarılması dahildir.

Farkındalığı ve hasta desteğini artırmak. Toplumu, kişilerin sağlıklarını koruma ve yönetmek üzere güçlendirecek şekilde taramalar, farkındalık çalışmaları, danışmanlık ve diğer destek programları ile destekliyoruz.

Bu dört alandaki çalışmalarımıza ilişkin örnekler aşağıda yer almaktadır.

1) İnovasyon - Yenilikçi ürünlerin bulunabilirliğini artırmak

Klinik çalışmalar
Klinik çalışmalar, gönüllülerle yapılan ve belli bir sağlık sorunu hakkında önceden belirlenmiş, cevabı bilinmeyen bir soruyu aydınlatmaya yönelik bilimsel araştırmalardır. Dikkatle planlanmış klinik araştırmalar, insanlardaki hastalıklara karşı yeni tedavi yöntemleri geliştirilmesi açısından en güvenli ve hızlı yöntemlerdir.

Klinik Operasyonlar Departmanı’nın ana amacı, tüm klinik çalışmalarda çalışmaya katılan gönüllülerin esenliğinin, güvenliğinin ve haklarının korunarak hastalara etkili ve güvenli yeni tedaviler sunabilmek amacıyla doğru ve güvenilir veri elde etmek için Sağlık Bakanlığı tarafından, uluslararası standartlara uygun olarak oluşturulmuş yasa, yönetmelik ve kılavuzlara ve Roche’un global ve lokal talimatlarına uygun biçimde araştırmaların sürdürülmesini sağlamaktır.

Klinik öncesi araştırmalarda, etkili ve geliştirmeye uygun bulunan ve toksisitesinin düşük olması nedeniyle güvenilir görünen maddeler insanlarda denenir. Klinik araştırmalarda genel amaç, yeni bir tedavi veya mevcut tedavinin geliştirilmesi için geliştirilmiş maddelerin güvenlilik ve etkililik profillerinin en güvenilir şekilde elde edilmesini sağlamaktır. Bu çalışmalar aynı zamanda hastaların tedaviye erişimini artıracak olanaklar sunmaktadır.

Ülke Klinik Operasyonlar Departmanı Faaliyetleri

2014 yılında Ülke Klinik Operasyonlar’ın yürüttüğü yerel veya global klinik çalışmalara 757 hasta dahil edildi. 2014 yılı içinde devam eden veya planlama aşamasında olan çalışma sayımız 75’e, çalışma merkezi sayımız ise 439’a ulaştı. (Onkoloji kayıt çalışmaları sayıları dahil edilmemiştir).

Klinik araştırmalara dahil edilen hasta sayısı / Yıllara göre dağılım

Türkiye’deki ilk pRED çalışması

Misyonu “Bilimi İlaca Dönüştürmek” olan pRED’in (Pharma Research and Early Development), hayat kurtarmayı hedefleyen moleküllerinden biriyle, Spinal Musküler Atrofi endikasyonunda yürütülecek çalışma için Türkiye de seçilen ülkeler arasında yer alıyor. pRED çalışmasının Nisan 2015 tarihinde Hacettepe Üniversitesi merkezinde yürütülmeye başlanması hedefleniyor. Geliştirilen molekül SMA Tip I hastası 0-6 aylık yenidoğanların tedavisi için umut veriyor.








Prof. Dr. Rüçhan Uslu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Onkoloji Bilim Dalı

Klinik çalışmalar ile hastalarımız Türkiye’de ulaşamayacakları bir tedavi alternatifine hiçbir ücret ödemeden ulaşabilmekte; biz araştırmacılar da klinik çalışmalara dahil olarak bir taraftan uluslararası bilim insanları ile çalışma fırsatı yakalayıp dünyadaki kanser tedavisine katkı sağlarken diğer taraftan da asistan hekimlerimizin eğtimlerine klinik çalışmalar gibi katı kuralları olan bir sistem çerçevesinde katkı sağlayabiliyoruz. Bu açılardan klinik çalışmalar , hastaya, bilime ve hekimlerin eğitimine önemli katkılar sağlıyor. Bu alanda öncü olan Roche ile bu ortak amaçlar doğrultusunda klinik çalışmalar alanında partnerliğimiz uzun yıllardır etik ve bilimsel platform üzerinde devam ediyor.


Prof. Dr. İrfan Çiçin, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

Klinik çalışmalar, büyük çoğunlukla standart tedaviden daha kötü olmayan ve daha iyi sonuçlar vermesi muhtemel yeni tedavi seçeneklerini hastaya ulaştırma fırsatı sağlamaktadır. Aynı zamanda zaten iyi olduğunu bildiğimiz tedavileri hastaya erkenden ulaştırma imkanı sağlamaktadır. Hekimler de yeni tedavi seçeneklerini uygulama deneyimini klinik çalışma gibi disiplinli şartlar altında edinmekte ve etki-yan etki gözlemi yapabilmektedir. Ulusal ve uluslararası akademik katılıma da fırsat vermektedir.

Roche ile çalışmak ise ayrı kolaylık ve şans. Ekibin uyumu, ulaşılabilirliği ve çözüm üretmesi üst düzeyde. Aynı takımın elamanları hissini en çok hissetiren ekip. Yeni yılda yeni ve güzel çalışmalar dileği ile...


Prof. Dr. Perran Fulden Yumuk, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Kliniği

Klinik çalışmalara katılmak hem hastaların yeni geliştirilen ilaçlara daha erken ulaşmasını sağlaması hem de doktorların bu ilaçları daha erken dönemde tanıyarak etkinlik ve yan etkiler hakkında daha erken bilgi sahibi olması açısından önemlidir. Aynı zamanda doktorlar uluslararası bir çalışmayı planlarken, izlerken ve raporlandırırken nelere dikkat etmeleri gerektiğini öğrenirler, bu da kişinin daha sonraki kariyeri için değerli bir kazanımdır. Bu nedenle ihtisas döneminden beri çok sayıda çalışma içinde olmaya çalıştım ve eğitimimde çok katkısı olduğunu gördüm. Roche kanser tedavisinde yeni bakış açılarının ve yeni moleküllerin geliştirilmesinde rol oynayan önemli firmalardan biridir. Ülkemizde klinik çalışmaların yapılmasında zorlu bir görevi üstlenmiş durumdadır. Kısıtlı kaynaklarla bu çalışmalarda yer almaya çalışan klinikleri desteklemektedir. Bu arada klinik çalışma yapabilmek için gerekli sertifikaların alınması için yıllardır diğer bazı firmalarla birlikte hekimleri ve diğer personeli eğitmektedir. Bu da çalışmaların düzgün ve etik yapılması için gereklidir.


2) Satın alınabilirliği iyileştirmek

KLL Tedavisinde Erken Erişim Programı
Rituksimab etken maddesinin Kronik Lenfositik Lösemi tedavisinde gösterdiği gelişmelere rağmen, ilk tedavi sırasında veya sonrasında hastalık progresyonu yaşanabilmektedir ve önceden yoğun biçimde tedavi edilmiş bu hastalar için karşılanmamış bir gereksinim bulunmaktadır. Rituksimabla aynı proteini hedefleyen RG7159 kod numaralı ürün, Faz III merkezi CLL11 çalışmasında klorambusil (Clb) ile kombinasyon halinde Kronik Lenfositik Lösemi hastalarının birinci basamak tedavisi için değerlendirilmektedir. CLL11 çalışmasından elde edilen olumlu sonuçlar 2013 ASCO Kongresi’nde sunulmuş ve RG7159 daha önce tedavi edilmemiş Kronik Lenfositik Lösemi hastalarının tedavisinde FDA tarafından onaylanmıştır. RG7159 ülkemizde henüz ruhsat almamıştır ancak Türkiye’deki Kronik Lenfositik Lösemi hastalarının bu tedaviye erişebilmeleri için Roche, ilaca erken erişim program başlatmıştır.

Haziran 2014’de başlatılan ve Kasım 2014 sonuna kadar devam eden programa Türkiye’nin tüm coğrafi bölgelerinde yer alan 5 hastaneden 7 hasta dahil edilmiştir. Türkiye’de reçete ile ulaşamayacakları yenilikçi tedaviye bu programla ulaşma şansı yakalayan hastalara ilaç temini, Türkiye’de ilaç ruhsat alana kadar, Roche İlaç tarafından sağlanacaktır.

3) Sağlık Hizmetlerinin Altyapısını Güçlendirme

Roche Klinik Çalışmalar Okulu
Roche İlaç’ın 2006 yılından bu yana devam eden ve klinik çalışma alt yapısını iyileştirmede temel yapıtaşı olan eğitim programı, son 8 yılda, 26 oturum olarak gerçekleştirildi ve 32 ilden 1200 araştırmacıya ulaştı. Klinik araştırmalardan elde edilen veri kalitesini, iyi eğitilmiş araştırmacıların sayısını ve Türkiye’deki klinik araştırma sayısını 20 kat arttırmada başarılı oldu.

Roche Klinik Çalışmalar Okulu
Roche İlaç’ın 2006 yılından bu yana devam eden ve klinik çalışma alt yapısını iyileştirmede temel yapıtaşı olan eğitim programı, son 8 yılda, 26 oturum olarak gerçekleştirildi ve 32 ilden 1200 araştırmacıya ulaştı. Klinik araştırmalardan elde edilen veri kalitesini, iyi eğitilmiş araştırmacıların sayısını ve Türkiye’deki klinik araştırma sayısını 20 kat arttırmada başarılı oldu.

Roche İleri Klinik Çalışmalar Okulu
2011 yılında Klinik Çalışmalar Okulu’na katılmış araştırmacılar için Türkiye’de ilk defa Roche tarafından bu okulun ileri seviyesi olan “İleri İyi Klinik Uygulamalar Eğitim Toplantısı” gerçekleştirilmeye başlandı. Bu toplantıda ulusal ve uluslararası çalışmalara katılım, Faz I ve Farmakogenetik Çalışmalar, etik ve hukuki ilkeler gibi çeşitli konular tartışılmıştır.

Bu eğitimin amacı Türkiye’de klinik çalışmalarda kilit rol oynayan değerli katılımcılarımıza, interaktif bir tartışma ortamı sağlayarak katılımcılara bu alanda ileri düzeyde bir eğitim vererek Türkiye’de klinik çalışmaların gelişmesine katkı sağlamak ve oluşan bu interaktif ortamdan ülke düzeyinde çok taraflı kazanımlar elde etmektir.

Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı olan İleri Roche Klinik Çalışmalar İyi Klinik Uygulamalar eğitimi şu ana kadar dört defa düzenlenmiş, 175‘e yakın klinik araştırmacı, Etik Kurul, Sağlık Bakanlığı çalışanı katılımı gerçekleşmiş ve eğitim sonrasında katılımcılardan olumlu geri dönüşler alınmıştır.

Onkoloji ve Hematoloji Hemşireleri Eğitim Projesi

“İmmüno-Onkoloji ve Hedeflenmiş Tedaviler Kursu”

Onkoloji Hemşireleri Derneği ve İmmüno-Onkoloji Derneği ile geliştirilen proje en önemli paydaşlarımızdan olan Türkiye’deki onkoloji ve hematoloji kemoterapi hemşirelerinin eğitimini amaçlamaktadır. Kanser tedavisi, multidisipliner bir ekip yaklaşımı gerektirdiğinden onkoloji hemşirelerinin eğitimi, tedavinin başarısı açısından son derece önemlidir. Eğitimler, dernekler tarafından belirlenen bölgesel onkolog, hematolog, eğitim hemşireleri, klinik çalışma hemşireleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Proje 2014 yılında başlamış olup 2015 yılı sonunda tamamlanacaktır.


Yrd. Doç Dr. Sevinç Kutlutürkan, Onkoloji Hemşireliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

Onkoloji Hemşireliği Derneği 1989 yılında kurulmuş ülkemizin her köşesinden Onkoloji ve Hematoloji alanında çalışan klinik hemşire ve akademisyen, ortalama 500 üyesi olan bir meslek örgütüdür. Hemşirelik alanında sürekli eğitim programlarının düzenlenmesi ve yaygınlaştırılmasını sağlayarak, hemşirelik bilgi ve becerilerinin en üst düzeyde tutulması derneğimizin hedeflerinden birisidir.

İmmüno-Onkoloji ve Hedeflenmiş Tedaviler Kursu; kanser oluşumunu, sık görülen onkolojik ve hematolojik kanserleri, kanser tedavisinin değişen ve gelişen yüzü yeni ilaçları, bunların kullanım ve yan etkilerini içeren kapsamlı ve nitelikli bir eğitim programıdır. İmmüno-Onkoloji ve Hedeflenmiş Tedaviler Kursu 2014 yılı içerisinde Ankara, Antalya ve Kayseri illerimizde düzenlenmiş, toplamda 130 kadar Onkoloji ve Hematoloji hemşiresi bu eğitime katılmıştır.

Kanser tedavisinde hekimin bilgi ve tedavi stratejilerinin yanı sıra, hemşirelik bilgi, beceri ve bunların tedaviye katkısının önemini bilen ve bu anlayışla kurslara tam destek veren Roche firmasına teşekkür eder, işbirliğimizin devamını temenni ederiz.


Hemşirelere onkoloji ve hematoloji konusunda eğitim verme, erken tanı konusunda bilinçlendirme ve kanserli hasta bakım standartlarının oluşturulması ve yaygınlaştırılması bu eğitim programları ile gerçekleştirilecektir.

Eğitimlerin 8 farklı merkezde 500 onkoloji ve hematoloji hemşiresini kapsaması planlanmaktadır.









Bölgesel Medikal Yönetici yapılanması

“Medikal Bilgi Paylaşımında Süreklilik”
Fikir liderlerine medikal ve bilimsel bilgi aktarımında süreklilik sağlamak açısından çok kilit bir rol olan Bölgesel Medikal Yönetici pozisyonu, Ekim 2010 tarihinden itibaren Medikal Direktörlük bünyesinde yer almaktadır. 2014 yılında sayıları 12’ye ulaşan Bölgesel Medikal Yönetici takımımız hem Türkiye’de hem de Roche EEMEA (Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika) Bölgesi’ndeki en büyük BMY yapılanmalarından biri olarak göze çarpmaktadır. Özellikle yeni gelecek ürün ve endikasyonlarla ilgili hekimlerden gelen yoğun bilgilendirilme taleplerini karşılayan BMY’ler, bu anlamda lansman hazırlığına önemli katkı sağlamaktadırlar. Sorumlu oldukları ürünlerle ilgili Türkiye’de yürütülmekte olan klinik çalışmaların merkezlerini de düzenli ziyaret ederek hedeflenen hasta sayılarına ulaşılmasına destek olmaktadırlar. Bunun yanında iç paydaşlarından olan bölgesindeki saha çalışanlarının medikal bilgilerinin güncelliğinden ve eğitimlerinin sürekliliğinden de sorumludurlar.

MI Atlas’ta Türkiye’den 1000 sorgu yanıtlandı

Global medikal enformasyon sistemi olan MI Atlas’ın Türkiye lansma- nı 30 Ocak 2014 günü gerçekleştirildi. 25 Aralık 2014 günü Türkiye’den girişi yapılmış olan 1000 sorgu sistem üzerinde cevaplandırıldı ve tamamlandı. 30 Ocak– 31 Aralık 2014 tarih aralığında toplam 1017 sorgu ortalama 3 iş günü içerisinde yanıtlanmıştır. EEMEA Bölgesi’nde sağlık mesleği mensuplarından alınan sorguların toplamının %30’u Türkiye tarafından alınmıştır ve cevaplanmıştır. Türkiye 2014 yılı sonunda EEMEA Bölgesi’nde bu alanda birinci ülke olmuştur.

MI Atlas sistemi sağlık mesleği çalışanlarının Roche ürünleri ile ilgili sorgularına; tüm dünya genelinde güncel, doğru ve tutarlı cevap verilmesini sağlamaktadır. MI Atlas sisteminin ileri düzey raporlama fonksiyonu sayesinde, sorgulardan gelen data farklı parametreler bazında analiz edilebilmektedir. Bunun dışında ürün güvenliği ve kalite yönetimi departmanlarının dilediği zaman mutabakat raporu çekebilmesi sistemin sunduğu diğer bir yeniliktir.











4) Farkındalığı ve Hasta Desteğini Artırmak

“Biomarker Takımı”
Tıp dünyasındaki gelişmeler doğrultusunda klinik çalışmalardan gelen sonuçlar onkoloji alanındaki tedavilerin biyolojik ajanlar ile olan kombinasyonlara doğru yöneldiğini göstermektedir. Tanı almış onkoloji hastalarında hastalık ile ilgili biyobelirteçlerin pozitif ya da negatif sonucuna göre biyolojik ajanlar (hedefe yönelik tedavi ajanları) ile tedavi stratejileri değişmektedir.

Bir başka deyişle, önemli sayıda hastanın yanlış tanı ve test yöntemleri nedeniyle kendileri için uygun olmayan bir rejim ile tedavi edilmeleri, hatta bu tedavinin bu kişilerde zaman zaman ters etkilere yol açabilmesi nedeniyle arzu edilen etkinliğe ulaşamayabilmektedir .

Onkoloji portföyümüzün kişiye özel tedavi stratejmiz ile paralel olarak bir yıldır faaliyet gösteren; ilgili her endikasyonda doğru hastada doğru tedavinin uygulanabiliyor olması rasyonelinden yola çıkarak doğru tanının konabilmesi, hastaların teste kesintisiz bir şekilde ulaşabiliyor olması ve Türkiye’de tanı ve test yöntemlerinde standardizasyonun sağlanabilmesi amacıyla patoloji disiplinine odaklı kurulan “Biomarker Takımı”, 2014 yılında “Meme ve Mide Kanserinde Yol Haritası; EXPANDHER” projesi ile global Medikal tarafından başlatılan bir ödül sistemi olan Maxx Awards’da EEMEA Bölgesi’nden “hasta odaklı” kategorisinde birinci seçilmiştir.

Projenin amacı doğrultusunda hem meme hem de mide kanseri endikasyonlarında “Doğru Hastada Doğru Tedavi”nin uygulanabilmesi için;

  • HER2 test kalitesi ve Türkiye genelinde standardizasyonuna odaklanılmış,
  • Meme ve mide kanseri tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşımın önemini vurgulayacak ve HER2 test kalitesine ilişkin disiplinlerarası beklentilerin paylaşılacağı uygun platformları sağlanmış,
  • Disiplinlerde eğitime odaklanarak kaliteyi artırmaya ve bilimsel veriler ile desteklenerek sürdürülebilir olması ve “Doğru Hastada Doğru Tedavi” konsepti ile cerrahlara yönelik toplantı serileri gerçekleştirilmiş ve HER2 test kalitesinin artırılması için hem dernekler bünyesinde e-pazarlama araçlarında hem de her türlü bilimsel kongrelerde toplantılarda projeye ve mesajlarına yer verilmiş,
  • Patoloji klinikleri için preceptorship ve kalite kontrol programları katılımları sağlanmış,
  • İlk dijital patoloji platformlarının kullanıldığı HER2 Akademi toplantıları organize edilmiş,
  • Multidisipliner ilk HER2 portal lansmanı yapılmış,
  • Uluslararası standartları yakalamak amacıyla ilk ulusal meme patoloji rehberi Patoloji Federasyonu Çalışma Grubu tarafından hazırlanmış,
  • Diagnostik ve İlaç işbirliği sağlanmış,
  • Türkiye’de ilk defa deneyimli ve lojistik alt yapısı olan patoloji klinikleri tarafından ilgili tüm merkezlerden gelen patoloji sonuçlarının altyapısı olmayan kliniklerde değerlendirilmesi / yerine göre tekrar değerlendirilmesi ile hastaların sağkalımı arttıran tedaviden faydalanmaları sağlanmıştır.

Proje bu amaçlar doğrultusunda kaynakların verimli kullanılarak, patolojide ve cerrahide tecrübe ve kalitenin artması, onkolojide kesintisiz sevk sistemi ile güvenilir tedavi uygulanması ve hastaların sağkalım avantajından yararlanabilmesi için hizmet etmeye devam etmektedir.


Hasta dernekleriyle yürütülen çalışmalar

Hastaların söylediklerine kulak vererek sorunlarına çözüm üretebilmek ve hatta gelecekteki ihtiyaçlarını önceden görebilmek, Roche’un temel amaçlarından birisidir. Bu kapsamda, hasta dernekleri önemli bir rol oynamaktadır.

Hasta derneklerinin hastalıkla ilgili toplumu bilinçlendirme çalışmaları, bilgilendirme ve eğitim toplantıları, hasta hakları alanında yürüttükleri faaliyetler, Roche’un maddi olarak destek verdiği çalışmaları içermektedir.

Şirketimiz, paydaşları ile gerçekleştirdiği işbirliklerinin, dürüstlük, bağımsızlığın korunması, saygı, eşitlik, şeffaflık ve karşılıklı fayda gibi ortak değerleri yansıttığından emin olmak arzusundadır. Bu değerler,bizim için, tüm yürüttüğümüz ortak çalışmalar için yol gösteren ilkelerdir ve hasta dernekleri ile yaptığımız çalışmalarda da bu ilkeleri dikkate alıyoruz.

Roche İlaç, 2014 yılında hasta dernekleri ve sektör dernekleri ile iletişimi yürütmek üzere Pazar Erişim ve Kamu İlişkileri Direktörlüğü’ne bağlı Sivil Toplum Kuruluşu İlişkiler Müdürlüğü birimini kurdu. Yeni yapılanma çerçevesinde hasta dernekleri ile yürütülen iletişim tek bir noktadan koordine edilmektedir.

Farkındalık yaratma ve bilinçlendirme faaliyetleri

Roche İlaç olarak, üzerinde araştırmalar yürüttüğümüz alanlarda erken tanı ve tarama bilincinin sağlanmasına katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Kamuoyunda bilinçlendirme yönünde geliştirilen global uygulamaların Türkiye’de de eş zamanlı olarak yer bulması yönünde verebileceğimiz desteği en üst düzeyde ortaya koymaya çalışıyoruz.

Bugün Bir Saat Yarın Bir Hayat Farkındalık Projesi
Kanserle Dans Derneği, Rotary Kulüpleri ve Roche’un desteği ile meme ve kalın bağırsak (kolon/rektum) kanserleri ve taramaları hakkında farkındalığı arttırmak, halkı bilinçlendirmek, kendi kendine meme muayenesi, mamografi, gaita’da (dışkıda) gizli kan ve kolonoskopi gibi muayene ve taramalara yönlendirmek amacıyla “Bugün Bir Saat Yarın Bir Hayat” projesi 2014 yılında hayata geçti. Proje, 14 Ağustos - 11 Kasım 2014 tarihleri arasında Bodrum, Marmaris, Fethiye, Didim, Söke, Balıkesir, Bursa, İzmir, Manisa, Salihli, Turgutlu, Denizli’de 60.000’den fazla kişiye ulaştı. 15.000 kadına birebir kendi kendine meme muayenesi eğitimi verildi. Limon görselleri kullanılan broşürler ve meme maketleri üzerinden kendi kendine meme muayenesi ve dev şişme bağırsak ile kolon ve rektum kanserlerinden korunma konusunda halkımız bilinçlendirildi.

Kistik Fibrozis’te Adım Adım
2012 yılında kurulan ve toplumu kistik fibrozis hastalığı ile ilgili bilinçlendirmeyi amaçlayan Kistik Fibrozis Derneği (KİFDER), 2014 yılında 8 Eylül Dünya Kistik Fibrozis Günü nedeniyle renkli bir yürüyüş gerçekleştirdi. İstanbul Göztepe Parkı’ndan başlayan ve Şaşkınbakkal’da sona eren yürüyüşe bebek arabalarıyla katılan dernek üyeleri ve gönüllüler, Sağlık Bakanlığı tarafından tüm çocuklara ‘Kistik Fibrozis Yeni Doğan Taraması’ için çağrıda bulundular. Roche İlaç tarafından da desteklenen bu etkinlik ve medya yansımaları, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve Sağlık Bakanlığı, kistik fibrozis hastalığının yenidoğan taraması kapsamına alınmasına karar verdi. 1 Ocak 2015 tarihi itibarıyla, tüm yeni doğan bebeklerin topuk kanından kistik fibrosis hastalığı taraması yapılmaya başlanacak.

Hasta güvenliği

Ürün güvenliliği (Farmakovijilans)

Ürün güvenliliği (Farmakovijilans), ürünün hayatı boyunca devam eden güvenlik bilgilerinin tanımlanması, saptanması ve değerlendiril- mesi çalışmasıdır. Roche’un yenilikçi yaklaşımı ve hedefe yönelik tedavileri ile birlikte ürün güvenliliği gittikçe artan bir önem kazanmaktadır. Hastaları korumak, doktorları bilgilendirmek, bu alanda yayınlan-mış yönetmeliklerle ve globalde yayınlanmış talimatlarla uyumlu olmak, lokal ürün güvenliliği biriminin başlıca amaçlarındandır.

Ürün güvenliliği birimine tüm sağlık çalışanlarından, Roche çalışanlarından ve literatür taramalarından spontan olarak yan etki bildirimi gelebilmektedir. Buna ek olarak girişimsel olmayan programlar ve klinik çalışmalar yakından takip edilerek ürün güvenliliğini ilgilendirebilecek tüm detaylar incelenmektedir. Tüm yan etkiler global bir veri tabanında toplanır ve yetkili doktorlar tarafından ilacın risk yarar oranı incelenir. İlgili raporlar Sağlık Bakanlığı’na ve oradan da Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirilir. Tüm ilaçlar belli sayıda hastada yan etkiye yol açabilir. Amacımız hastayı odağımızda tutmak ve ilacın faydasının riskine göre fazla olduğundan emin olmaktır. Lokal Farmakovijilans birimi globalde yürüyen faaliyetlerle paralel olarak çalışmaktadır. Farmakovijilans sisteminin kusursuzluğu için oluşturulan global TRAC (Tracking and Reporting Affiliates for Compliance) sistemi Roche İlaç’ta sorunsuz olarak uygulamaya geçmiştir.

Farmakovijilans sistemlerimiz ile ilgili tüm süreçlerimiz Sağlık Bakanlığı ve Roche Global tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Yan etkileri uygun şekilde ve eksiksiz olarak bildirmek firma şeffaflığının en önemli göstergelerinden biridir. Roche İlaç Lokal Ürün Güvenliliği Birimi, Sağlık Bakanlığı ve Global farmakovijilans denetimlerinden sorunsuz bir şekilde çıkarak, firma itibarını Bakanlık nezdinde ve hasta gözünde güçlendiren önemli bir unsur haline gelmiştir.

Ürün piyasa şikayetleri yönetimi

Roche Kalite Politikası, kalitenin her hastanın hakkı olduğu bilinci ve tüm çalışanların kaliteden sorumlu olduğu felsefesini içerir. Dolayısıyla, Kalite Yönetim Birimi piyasa şikayetlerinin yönetiminde bu politika ile hareket eder. Hasta, eczacı, doktor, hemşire, hastane, ecza deposu, Roche tam mamul deposu ile Sağlık Bakanlığı tarafından iletilen her bir ürün şikayeti, piyasa şikayeti kapsamında ve Roche’un global standartları doğrultusunda değerlendirilir. 2014 yılında 104 piyasa şikayeti alınmıştır. Bunların 15 tanesi iç hasarlı ve miktar hatalı sevkiyatlara aittir. Geriye kalan şikayetlerin 86 tanesi “Sahte” kategorisindedir. 2014 yılında alınan şikayetlerin tamamına firmamız tarafından geri dönüş yapılmıştır.

İlaçta sahtecilik ile mücadele

Tedavisi zor hastalıklara çözüm üretmek amacıyla dünyanın en geniş Ar-Ge çalışmalarını yürüten şirketimiz, teknolojinin tüm olanaklarını kullanarak ilaçlarını güvenli bir şekilde hastalara ulaştırma amacıyla çalışmalarını sürdürmekte, hasta güvenliğini en öncelikli konu olarak görmektedir. Öte yandan sahtecilik, kamu kuruluşları dahil büyük/küçük tüm şirketlerin yıllardır mücadele ettiği, önemli, çözülmesi zor bir konudur. Roche İlaç olarak üretim ve satış aşamalarında şirket olarak alabileceğimiz bütün önlemleri almaktayız. Tüm bu önlemlere rağmen, zaman zaman bu tür vakalarla karşılaşabiliyoruz. Roche İlaç bu kapsamda sahte ilacın önlenebilmesi için yetkili makamlara gerekli yardımı sağlamaktadır.

Sahte ürünlerden şüphelenildiğinde, Roche İlaç derhal harekete geçerek sahte örneklerin analizini gerçekleştirir, durum karşısında atacağı adımların koordinasyonunu sağlamak üzere hem global hem de yereldeki uzmanlardan bir çalışma grubu oluşturur. Yapılan analizler sonucu söz konusu ürünlerin sahte olduğunun tespiti halinde Roche, sahte ürün üreten, dağıtan ya da satanlar hakkında yasal süreci başlatır. Sahte ilaçların pazara girdiği anlaşıldığında Roche ilgili sağlık otoriteleriyle yakın bir işbirliğine girerek hekimleri, eczacıları ya da ilaç toptan satıcılarını gerek mevcut gerekse diğer iletişim kanalları üzerinden uyarır, sahte ürünlerin hastalara ulaşmasını engellemek üzere onlarla işbirliğine gider. Roche aynı zamanda, sahte Roche ürünlerini tespit edilebilmesine yardımcı olmak için Dünya Gümrük Organizasyonu/ Örgütü (WCO) ve ulusal gümrük idareleri ile birlikte çalışır.

Roche hastaların hissedebilecekleri bir şikayet halinde hemen doktorlarını ya da eczacılarını haberdar etmeye teşvik eder. Tüm ilaçlarımız çalıştığımız ecza depoları kanalı ile güvenli dağıtım ağı içerisinde eczanelere ulaştırılmaktadır. Sahte ilaç riskine karşı; ambalajı bozulmamış, güvenli dağıtım ağı içerisinden ürün temin ederek satış yapan eczanelerden ürünlerin alınmasını tavsiye ederiz.

2014 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi tarafından sahte ilaçlar ile ilgili pek çok operasyon yapılmıştır. Bu operasyonlar sırasında oldukça yüksek sayıda sahte ilaç ve boş ilaç kutuları ele geçirilerek hastalara ulaşımı engellenmiştir. Sahte ilaçlarla mücadele konusunda Roche İlaç gerek Emniyet Birimleri gerekse de Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurum ve kuruluşlarla yakın işbirliği içinde çalışmaya devam etmektedir. 2014 yılında Türkiye’de yapılan depolama ve dağıtım aktivitelerinden kaynaklanan ürün kalitesini olumsuz yönde etkileyebilecek herhangi bir beklenmedik durum yaşanmamış ve bununla ile ilgili geri çekme olmamıştır.